GARİP-ZEYCAN YILDIRIM FEN LİSESİ COGRAFYA SİTESİ
 
GARİP - ZEYCAN YILDIRIM FEN LİSESİ COGRAFYA SİTESİ
HOŞ GELDİNİZ  
  ANA SAYFA
  RESİMLERLE ATATÜRK
  GEZİLERİMİZ
  COĞRAFYA DÜNYASI
  FORUM
  BAĞLANTILAR
  Ziyaretçi defteri
  İletişim
  DUYURULAR
FORUM
=> Daha kayıt olmadın mı?

FORUM - hidroloji bilimi

Burdasın:
FORUM => JEOMORFOLOJİ (YERŞEKİLLERİ BİLİMİ) => hidroloji bilimi

<-Geri

 1 

Devam->


OnnurHn-d
(şimdiye kadar 104 posta)
06.03.2008 15:18 (UTC)[alıntı yap]
HİDROLOJİ
Yeryüzünde canlıların yaşamını devam ettirmek için suyu kullanmak ve kontrol altına almak istemesi gerektiğinden insanlar tarihin başlangıcından beri su ile ilgilenmişler, suyun her türlü özelliklerini tanımaya, hareketini yöneten kuramları belirlemeye, oluşturabileceği tehlikeleri belirlemeye, önlemeye ve sudan en iyi şekilde yararlanmaya çalışmışlardır. Suyun hareketini inceleyen bilime hidromekanik, bu bilimin teknikteki uygulamasına hidrolik dendiğini biliyoruz. Hidroloji veya Subilimi ise suyun dünyadaki dağılımını ve özelliklerini inceler.
Hidrolojinin en geniş tanımı, 1962 sensinde A.B.D. Bilim ve Teknoloji Federal Konseyi Bilimsel Hidroloji Komisyonu tarafından önerilmiştir ve önerdikleri tanım ise: "Hidroloji, yer küresinde (yani yeryüzünde, yeraltında ve atmosferde) suyun çevrimini, dağılımını, fiziksel ve kimyasal özelliklerini, subilimi daha çok inşaat mühendisliğindeki uygulamaları açısından ele çevreyle ve canlılarla karşılıklı ilişkilerini inceleyen temel ve uygulamalı bir bilimdir"
Yurdumuzda subilimi alnındaki çalışmaların öncülüğünü Elektrik İşleri İdaresi (EİE) 1935 yıllarında yapmıştır, meteorolojik rasatların tarihi ise Osmanlı dönemine kadar gitmektedir. 1949’da Meteoroloji Genel Müdürlüğü (DMİ Dünya Meteoroloji Teşkilatı’na (WMO) üye olmuş ve 1954 yılında da Devlet Su İşleri’nin (DSİ kurulması ile su konusundaki çalışmalar ivme kazanmıştır. Üniversitelerimiz de ise Hidroloji derslerinin eğitim programlarına alınması 70’li yıllara rastlamaktadır, İTÜ ve ODTÜ gibi üniversiteler bu konuda öncülük yapmışlardır.
Türkiye, bulunduğu coğrafi konumu itibari ile su kaynakları yönünden önemli bir potansiyele sahip olmakla birlikte, mevcut kaynakların akıllıca kullanımı yönünden istenilen düzeyde değildir. Ülkemiz, kişi başına düşen su miktarı olan 1600 m3/yıl ile zengin bir su ülkesi olmadığı gibi sonraki yıllarda bu rakamın daha da aşağılara çekileceği de bir gerçektir.
Su kaynaklarımızın etkin olarak kullanılamadığı düşünüldüğünden, çeşitli su havzalarındaki kaynakların bütünleşmiş bir şekilde göz önüne alınması ve yapılan çalışmalarda iklim değişikliğinin de göz ardı edilmemesi gerekir. Gelecek nesillerin varlığını da göz önünde bulundurarak, suyun sürdürülebilen bir kaynak haline yönetilmesi istenir. Sorunlara çözüm yollarının araştırılarak bir yol haritasına bağlanması kaçınılmazdır. 2003 yılı itibari ile su potansiyelimizin kullanım oranı %36-%40’dır, yaklaşık %60 olan kullanılmayan kısmın, özel ve kamu kuruluşları, tüzel kişiler tarafından yapılacak yatırımlarla etkili bir şekilde kullanılması gerekir.






Bütün konular: 102
Bütün postalar: 216
Bütün kullanıcılar: 62
Şu anda Online olan (kayıtlı) kullanıcılar: Hiçkimse crying smiley
 
Saat  
   
Bugün 38 ziyaretçi (76 klik) buradaydı
Hoşgeldiniz Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol